Prof.Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER


Yoksulluk, Anlam Kaybı ve Sessizleşen Toplumsal Zihin

...


Yoksulluk, Anlam Kaybı ve Sessizleşen Toplumsal Zihin

Türk tarih anlatılarında yer alan Kürşad ve Kırk Çerisi hikâyesi, yalnızca bir kahramanlık destanı değil; toplumsal bilinç, direnç ve anlam üretme kapasitesinin sembolik bir anlatımıdır.

Çin sarayına karşı gerçekleştirilen o tarihsel girişim, askeri bir başarıdan çok zihinsel bir direnişi temsil eder. Çünkü tarihin yönünü değiştiren asıl güç, sayısal üstünlük değil; ortak anlam etrafında birleşmiş iradedir. Kürşad’ın etrafındaki kırk kişi bu yüzden önemlidir: Onlar kalabalık değildi, fakat bilinçliydiler.

Émile Durkheim toplumların varlığını sürdürebilmesini kolektif bilinç kavramıyla açıklar.

Ona göre toplum, bireylerin toplamından ibaret değildir; onları aşan bir anlam sistemidir. Bu sistem zayıfladığında, yani ortak değerler çözülmeye başladığında, toplum yalnız ekonomik değil ahlaki ve psikolojik bir kırılma yaşar.

Bugün içinde bulunduğumuz süreçte ekonomik düzenlemeler, finansal kısıtlamalar ve belirsizlikler yalnız piyasa davranışlarını değil; bireyin iç dünyasını da dönüştürmektedir.

Özellikle kredi kartı limitlerinin düşürülmesi gibi uygulamalar, teknik açıdan finansal tedbir olsa da sosyolojik açıdan davranış biçimlerini yeniden şekillendiren müdahalelerdir. Çünkü ekonomik araçlar modern toplumda en güçlü yönlendirme mekanizmalarından biridir.

Ancak asıl kırılma noktası yalnız yoksulluk değildir. Tarihsel ve sosyolojik veriler gösterir ki toplumları çökerten tek başına maddi yoksunluk değil; yoksullukla birlikte ortaya çıkan anlam kaybıdır.

İnsan yalnızca fakirleştiğinde değil, neden mücadele ettiğini unuttuğunda çözülür. Bu noktada birey sorgulamayı bırakır; sorgulama bittiğinde düşünce, düşünce sustuğunda toplum da sessizleşir. Sessizleşen toplum ise yönlendirilmeye en açık toplumdur.

Max Weber’in rasyonelleşme kuramı bu süreci açıklamak için güçlü bir çerçeve sunar. Weber’e göre modern sistemler, toplumu düzenlemek adına teknik ve bürokratik araçları artırdıkça bireyin hareket alanı görünmez sınırlarla çevrilir.

Bu sınırlar güvenlik sağlarken aynı zamanda ruhsuzluk riski üretir. Birey kendini sistemin öznesi değil, nesnesi gibi hissetmeye başladığında toplumsal aidiyet zayıflar. Bu durum yalnız ekonomik davranışları değil; özgüveni, umut duygusunu ve geleceğe ilişkin tasavvuru da etkiler.

Zygmunt Bauman’ın akışkan modernite kavramı ise çağımızın en belirgin özelliğinin belirsizlik olduğunu söyler. Belirsizlik arttıkça insanlar risk almaktan kaçınır, geri çekilir ve içe kapanır.

Ekonomik baskı ile anlam kaybı birleştiğinde ortaya çıkan sonuç, yalnız maddi daralma değil; zihinsel daralmadır. Bu daralma bireyin soru sorma cesaretini törpüler. Oysa soru soramayan toplum, düşünemeyen toplumdur; düşünemeyen toplum ise yönlendirilen toplumdur.

Pierre Bourdieu’nun “habitus” kavramı bu noktada kritik bir açıklama sunar.

Habitus, bireyin içinde yetiştiği koşulların onda oluşturduğu kalıcı davranış kalıplarıdır. Eğer bir toplum uzun süre ekonomik baskı altında kalırsa, insanlar tasarruf etmeyi değil; korkmayı öğrenir. Böylece yoksulluk yalnız cüzdanda değil, zihinde de yerleşir. İşte bu zihinsel yoksulluk, toplumsal çözülmenin en derin biçimidir.

Kürşad’ın kırk yiğidi bu nedenle tarihsel bir olaydan çok sosyolojik bir semboldür. Onlar, imkânsızlık içinde bile anlamı koruyan bilinçli azınlığı temsil eder.

Çünkü tarih bize defalarca göstermiştir:

Toplumları ayakta tutan çoğunluk değil, anlamı koruyan azınlıktır. Maddi şartlar zorlaşabilir; fakat anlam duygusu korunuyorsa toplum çözülmez. Asıl tehlike, insanların artık neden mücadele ettiğini bilmemesidir.

Sonuç olarak:
Yoksulluk tek başına bir çöküş nedeni değildir; fakat yoksullukla birlikte gelen anlam kaybı toplumun ruhunu aşındırır. İnsan sorgulamayı bıraktığında yalnız düşünce değil, gelecek de susar.

Durkheim’ın ifadesiyle, “Toplum, ortak inançların canlı kaldığı ölçüde var olur.”

Kürşad’ın hikâyesi bize şunu hatırlatır: 
Ekonomik güç geçicidir, siyasal güç değişkendir; fakat anlam bilinci kalıcıdır. Toplumları kurtaran da çökerten de işte bu bilinçtir.

Prof. Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER

YENİ DOLANDIRICILIK SİSTEMİ!

VARİL PATLADI..1 ÖLÜ

BIÇAKLI KAVGADA ÖLÜ SAYISI 2'YE YÜKSELDİ.

FETÖ YENİDEN YAPILANIYOR

ARALAMAYA GİTTİ CANINDAN OLDU.

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 22 17 1 4 40 55
2.FENERBAHÇE A.Ş. 22 15 0 7 31 52
3.TRABZONSPOR A.Ş. 22 13 3 6 17 45
4.GÖZTEPE A.Ş. 22 11 3 8 15 41
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 22 11 4 7 11 40
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 22 9 7 6 13 33
7.KOCAELİSPOR 22 8 8 6 -1 30
8.SAMSUNSPOR A.Ş. 22 7 6 9 -2 30
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 22 7 8 7 -9 28
10.CORENDON ALANYASPOR 22 5 6 11 -1 26
11.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 22 6 11 5 -5 23
12.HESAP.COM ANTALYASPOR 22 6 11 5 -13 23
13.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 22 4 9 9 -9 21
14.TÜMOSAN KONYASPOR 22 4 10 8 -10 20
15.İKAS EYÜPSPOR 22 4 12 6 -17 18
16.KASIMPAŞA A.Ş. 21 3 11 7 -13 16
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 22 2 10 10 -26 16
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 21 3 15 3 -21 12

YAZARLAR