Burhan BOZGEYİK


“Misak-ı Milli”ye Ne oldu?

.


Kanaat Kütüphanesi tarafından Hilal Matbaası’nda bastırılan “Misak-ı Millî Haritası”, Kurtuluş Savaşı yıllarında TBMM başta olmak üzere resmî dairelerde asılı idi. 68x100 cm. ebatlarındaki bu haritanın ölçeği 1:2.250.000’dir. Ayrıca harita üzerinde demiryolları, ticaret limanları, yapımı devam eden yollar ve yol projeleri ile haberleşme noktalarını gösteren hatlar ve işaretler bulunmaktadır. Tarihsizdir. Misâk-ı Millî belgesine dayanılarak hazırlanan Misâk-ı Millî Haritası’nda; İskenderiye-Port Said hizasına kadar olan bugünkü Suriye, Lübnan, Filistin ve Irak toprakları kapsama alanına alınmıştır. Ayrıca Adalar, Kıbrıs ve Batum da Türkiye’nin sınırları içinde gösterilmektedir.

“Misak-ı Millî” yani bugünkü Türkçe ile “Millî yemin” ilk önce Mondros Mütarekesi’nin akabinde, Osmanlı Meclis-i Mebusanında görüşülmüş ve 28 Ocak 1920’de “Ahd-i Millî Beyyaname” adıyla oy birliği ile kabul edilmiş ve 17 Şubat’ta kamuoyuna açıklanmıştır. Bu “Ahd-i Millî” daha sonra “Misak-ı Millî” adıyla tanınacaktır.

Misak-ı Millî’nin temeli, 22 Temmuz-7 Ağustos 1919’da yapılan Erzurum Kongresi ile 4-11 Eylül 1919 tarihinde yapılan Sivas Kongrelerinde atılmıştır.  Sivas Kongresi’nin talepleri doğrultusunda Osmanlı Hükümeti 1 Eylül’de (1919) genel seçim kararı almış, Kasım ayında yapılan seçimlerde, Anadolu’nun her ilinde Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin gösterdiği adaylar kazanmıştır. İşte bu Meclis, ilk icraatlarından biri olarak Misak-ı Milli kararını almış ve bu kararı dünyaya açıklamıştır. Altı maddelik bu kararda; Erzurum ve Sivas Kongrelerinde belirtildiği üzere, ahalisi Müslüman olan ve Osmanlı mülküne tabi bütün memleketlerin ayrılmaz bir bütün olduğu belirtilmiştir. Misak-ı Millî’nin diğer can alıcı maddeleri şöyledir:

“2. Ahalisi ilk serbest kaldığı zamanda genel oylarıyla anavatana katılmış olan Elviye-i Selâse (Kars, Ardahan, Batum) için gerektiğinde tekrar genel oya başvurulmasını kabul ederiz.

3. Trakya barışına bağlanan Batı Trakya’nın hukukî durumunun tespiti de orada yaşayanların serbestçe beyan edecekleri oylara göre belirlenmelidir.

4. İslâm hilâfetinin makarrı, saltanatın pâyitahtı ve Osmanlı hükümetinin merkezi olan İstanbul şehriyle Marmara denizinin güvenliği her türlü tehlikeden korunmuş olmalıdır. Bu esas saklı kalmak şartıyla Akdeniz ve Karadeniz boğazlarının dünya ticaret ve taşımacılığına açık kalması hakkında bizimle diğer bütün ilgili devletlerin müttefikan verecekleri karar geçerlidir.”

Misak-ı Milli’nin ilan edilmesine İtilaf Devletleri çok sert tepki göstermiş, 16 Mart 1920’de İstanbul’u resmen işgal etmiş ve Meclis-i Mebusanı basarak ileri gelen mebusları ve aydınları tutuklayıp Malta’ya sürmüşlerdir. Ancak Misak-ı Milli sahipsiz kalmamış; 23 Nisan 1920’de açılan TBMM bünyesinde kurulan hükümet, 18 Haziran 1920’de açıkladığı dış politika ilkeleri doğrultusunda Misak-ı Milli’ye bağlı kalınacağını bütün dünyaya ilan etmiştir.

Lozan’daki görüşmeler esnasında ve o tarihe bütün milletvekilleri Misak-ı Millî’ye bağlı kalınacağını tekrar tekrar belirtmişlerdir. Misak-ı Milli’ye göre; Batı Trakya, Adalar, Kıbrıs, Batum, Musul- Kerkük, Suriye, Libya, Filistin de sınırlarımız dahilinde idi.

Misâk-ı Millî’nin birinci maddesinde güney sınırlarına yönelik olarak; “mezkûr hatt-ı mütareke dâhil ve haricinde dinen, irfanen, emelen müttehit” ve “Osmanlı İslam ekseriyetiyle meskûn bulunan” ibareleri yer almaktadır. Bu maddede yer alan “hariç” kelimesinin üzerinde durulması ve düşünülmesi gerekir. Aynı şekilde ikinci ve üçüncü maddelerde vurgu yapılan doğudaki “üç sancak” ve Batı Trakya coğrafyası da tasavvur edilen vatan sınırlarını kapsamaktadır. Burada temel alınan esas Osmanlı-İslâm çoğunluğudur. Bunun için öncelikle 30 Ekim 1918 tarihinde Osmanlı sınırlarının durumuna bakmak elzemdir. Bu da Mondros Mütarekesi’nin imzalandığı tarihte Osmanlı Devleti’nin sınırlarının Batum’u içine alacak şekilde Karadeniz’in doğusuna; Musul-Meyadin hattını izleyerek İskenderun üzerinden Doğu Akdeniz’e ulaştığını daha doğrusu korunduğunu göstermektedir.

30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi imzalandığında, Musul, 6. Ordu Kumandanı Ali İhsan Paşa’nın kontrolünde bulunuyordu. Mustafa Kemal Paşa, 24 Ekim 1922’de Hakimiyet-i Milliye gazetesine verdiği demeçte, TBMM’nin barış programının Misak-ı Milli dahilinde olduğunu söylemiş ve Musul ile ilgili soruya da “Musul vilayeti millî hudutlarımız içerisindedir” şeklinde cevap vermiştir.

Ciddi şekilde incelenmesi gereken gelişmelerin ardından, Batum 16 Mart 1921’de imzalanan Moskova Antlaşması ile Gürcistan’a bırakıldı. San Remo Konferansı ile Lübnan ve Suriye, Fransa manda yönetimine verilmiştir (Nisan 1920). Batum, Suriye ve Lübnan’ın elimizden gitmesinden sonra, Misak-ı Millî’nin 1. maddesine göre sınırlarımız dahilinde olması gereken Irak, Filistin, Kıbrıs, Ege Adaları ve Batı Trakya da 24 Temmuz 1923’te imzalan Lozan Antlaşması ile sınırlarımız dışında bırakılmıştır.

YENİ DOLANDIRICILIK SİSTEMİ!

VARİL PATLADI..1 ÖLÜ

BIÇAKLI KAVGADA ÖLÜ SAYISI 2'YE YÜKSELDİ.

FETÖ YENİDEN YAPILANIYOR

ARALAMAYA GİTTİ CANINDAN OLDU.

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 24 18 2 4 40 58
2.FENERBAHÇE A.Ş. 24 15 0 9 31 54
3.TRABZONSPOR A.Ş. 24 15 3 6 20 51
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 24 13 4 7 16 46
5.GÖZTEPE A.Ş. 24 11 4 9 11 42
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 24 11 7 6 16 39
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 24 7 6 11 -2 32
8.KOCAELİSPOR 24 8 10 6 -4 30
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 24 7 9 8 -10 29
10.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 24 6 9 9 -4 27
11.CORENDON ALANYASPOR 24 5 8 11 -4 26
12.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 24 6 12 6 -6 24
13.HESAP.COM ANTALYASPOR 24 6 12 6 -14 24
14.TÜMOSAN KONYASPOR 24 5 11 8 -10 23
15.İKAS EYÜPSPOR 24 5 12 7 -16 22
16.KASIMPAŞA A.Ş. 24 4 12 8 -15 20
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 24 3 10 11 -25 20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 24 3 17 4 -24 13

YAZARLAR