İZMİR / KARŞIYAKA
Bir Kaymakamlık, Sorumluluğu Açık Olan Bir Belediyeye Anayasal ve Yasal Görevini Neden Yaptıramamaktadır?
Karşıyaka’da tehlikeli durumdaki bir kaldırımda meydana gelen düşme olayı sonrasında Kaymakamlık bilgilendirildi. Belediye resmî yazıyla uyarıldı; ancak aradan geçen süreye rağmen herhangi bir onarım yapılmadı. Kamu yönetiminde yetki ve sorumluluk zinciri sorgulanıyor.
Karşıyaka ilçesi Bahriye Üçok Mahallesi Latife Hanım Sokağı No: 52’de bulunan ve uzun süredir çökmüş, eğim bozukluğu nedeniyle risk oluşturan kaldırımda bir vatandaş düşerek kuyruk sokumu kırığı ile yaralandı. Yaşanan bu olayın ardından durum Karşıyaka Kaymakamlığı’na resmî dilekçe ile bildirildi.
Kaza sonrası yapılan başvuruda, söz konusu kaldırımın yayalar açısından ciddi tehlike oluşturduğu, benzer olayların sık sık yaşandığı ve tekrar yaşanmaması için acilen onarılması gerektiği ifade edildi. Karşıyaka Kaymakamlığı, yapılan bildirim üzerine aynı gün Karşıyaka Belediyesi’ne yazı yazarak gerekli inceleme ve düzenlemelerin yapılmasını talep etti.
Ancak aradan geçen süreye rağmen, olayın yaşandığı noktada herhangi bir onarım, geçici güvenlik önlemi ya da uyarıcı düzenleme yapılmadı. Kaldırımın mevcut durumu, kamu güvenliği açısından risk oluşturmaya devam etmektedir.
Olayla ilgili sağlık raporları ve tıbbi belgelerin, yetkili merciler tarafından talep edilmesi hâlinde sunulabileceği belirtilmektedir.

İDARİ SORUMLULUK VE YETKİ TARTIŞMASI
Bu noktada tartışmanın odağında yalnızca bir kaldırım bulunmamaktadır. Asıl mesele, idari mekanizmanın neden işlemediğidir. İlçede merkezi idarenin temsilcisi olan kaymakamlık, kamu güvenliğini ilgilendiren bir durum hakkında resmî yazı ile belediyeyi bilgilendirmiştir. Buna rağmen belediye tarafından herhangi bir işlem yapılmamış olması, şu soruyu gündeme taşımaktadır:
Bir kaymakamlık, sorumluluğu açık olan bir belediyeye anayasal ve yasal görevini neden yaptıramamaktadır?
Bu durum, yerel yönetimlerin denetimi ve idari yaptırım mekanizmalarının etkinliği konusunda ciddi bir sorgulamayı beraberinde getirmektedir.
KAMU GÜVENLİĞİ BOYUTU
Söz konusu kaldırım, günlük yaya kullanımının yoğun olduğu bir bölgede yer almakta; özellikle yaşlılar, engelliler ve çocuklar açısından risk taşımaktadır. Meydana gelen yaralanma, bu riskin yalnızca teorik değil, somut sonuçlar doğuran bir durum olduğunu açıkça ortaya koymuştur.
SÖYLEM VE UYGULAMA ARASINDAKİ ÇELİŞKİ
“Engelsiz şehir” ve “yaşanabilir kent” söylemleriyle öne çıkan İzmir’de, yaşanan bir kazaya ve yapılan resmî bildirimlere rağmen sahada hiçbir düzenleme yapılmamış olması, kamuoyunda bu söylemlerin uygulamadaki karşılığını tartışmaya açmaktadır.
Ortada yaşanmış bir kaza, yapılmış resmî bildirimler ve buna rağmen devam eden bir risk bulunmaktadır. Bu tablo, kamu yönetiminde sorumluluğun nasıl işletildiği sorusunu açık biçimde gündeme getirmektedir.

